in

Almanya konulu filmler

İşte almanya konulu savaş ve diğer filmler

#1 Stalingrad

Stalingrad, Yönetmenliğini Joseph Vilsmaier'in yaptığı ve II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesinde savaşın dehşetini, acımasızlığını yansıtan 1993 Almanya yapımı bir savaş filmdir.Film, Kuzey Afrika cephesindeki El Alameyn Muharebeleri'nde başarıyla görev yapmış ve dinlenmek üzere İtalya'ya sevk edilen bir hücum istihkamcısı taburunun Stalingrad Muharebesine gönderilmesi ve orada yaşadıklarını, isteksizce savaştıklarını anlatıyor.

#2 Çöküş

Film, Adolf Hitler'in sekreteri Traudl Junge'nin 2000'li yıllarda verdiği bir demeçle başlamaktadır.Nazi Almanyası'nın führeri Adolf Hitler, yaşantısının son günlerinde Berlin'deki sığınağında generalleri ile beraber bulunmaktadır. Bu arada, Kızıl Ordu'nun Berlin'i kuşatması son hız sürmektedir. Alman ulusunun çöküşü hızla yaklaşmaktadır ancak Hitler yenilgiyi kabul etmemektedir.Filmde, Sovyet askerlerinin Berlin'e girmesiyle beraber sokaklarda yaşanan kanlı çatışmalar, bu çatışmalarda Berlin'i savunmaya çalışan çocuk ve gençlerden oluşan gönüllü askerler, Adolf Hitler'in yoldaşlarının bazılarının onu bırakıp gitmesi, bazılarının ise yanında ölüme kadar kalması, Eva Braun ile sığınakta kıydığı nikah, Hitler durumdan umudunu kestikten birkaç gün sonra beraber intiharları, Almanya'nın teslim olması ve bunun üzerine Joseph Goebbels'in eşiyle intiharı gibi olaylar başarılı bir şekilde anlatılmaktadır.

#3 Metropolis

Fütüristik bir distopya ortamında geçen film, sık rastlanan bir bilim kurgu temasını anlatır: kapitalist bir düzende işçiler ile işverenler arasında yaşanan sosyal krizi anlatmaktadır. Alman dışavurumcu sinema akımının bir örneği olan film aslında ekspresyonist olarak başlayıp daha ılımlı bir şekilde biter. Sürekli tekrarlanan "üreten eller ile planlayan beyin arasındaki aracı kalp olmalıdır" cümlesi Almanlara o dönemde korporatizmin ne kadar yakın göründüğünü anlatmaktadır. Film Naziler tarafından da oldukça beğenilmiş özellikle de "arabulucu" simgesi halkın farklı kesimleri arasında dengeyi sağlayacak olan devlet ile özdeşleştirilmiştir.

#4 Deney

Bir bilim adamının düzenlediği ve tamamı erkeklerden oluşan 20 denek, bittiğinde toplamda 4000 mark alacakları bir deneye katılırlar. Hiçbiri hayatında hapishane yüzü görmemiş olan denekler, hapishane ortamına dönüştürülen deney sahasında iki hafta boyunca, "yönetenler ve yönetilenler" olarak iki gruba ayrılarak yaşamak durumunda bırakılmayı kabul ederler. Denekler, ya verilecek olan para için ya da yaşamlarına farklı bir deneyim katmak amacıyla bu deneye katılmışlardır. Başroldeki Tarek ise; bu işin iç yüzünü belgeleyip bir gazeteye satmak ve yaşanılacak olası olaylara tanıklık etmek amacıyla orada bulunmaktadır. Deneyin amacı ise; insanlara giydirilen roller ve bu rollerin, bireyi ne kadar zamanda gerçek benliğini ele geçirerek yabancılaştıracağı ve bu süreçte kişinin, bu yabancılaşmaya ve kendisine biçilen role, ne denli uyum sağlama ya da kendi benliğini muhafaza etme iradesine haiz olup almadığının belirlenmesidir.

#5 Beyaz Bant

Beyaz Bant, Michael Haneke tarafından yazılan ve yönetilen 2009 yapımı siyah beyaz filmdir. Almanya'daki bir kasabanın I. Dünya Savaşı'ndan hemen önceki durumunu konu almaktadır. Haneke'ye göre yapım "her türden terörizmin (siyasi ya da dini) kökenlerini" ortaya koymaktadır.

#6 Berlin Üzerindeki Gökyüzü

Damiel (Bruno Ganz) ve Cassiel (Otto Sander) Berlin şehrinin üzerinde dolaşan iki melektir. Bugüne kadar tasvir edilegelen melek görüntüsünde değillerdir, sıradan iki erişkin adam görüntüsündedirler, kanatları da her zaman ortaya çıkmaz. Üzerlerinde sade birer pardesü olan bu melekleri diğer insanlar göremez, duyamaz. Sadece küçük çocuklar ve diğer melekler onları görebilir (bir keresinde de Amerikalı bir aktör (Peter Falk) meleğin varlığını hisseder). Onlar da insanlara ve olaylara doğrudan müdahele edemezler.

#7 Dr. Caligari’nin Muayenehanesi

Dr. Caligari'nin Muayenehanesi (Almanca orijinal adı: Das Cabinet des Dr. Caligari), Robert Wiene'nin yönettiği 1920 yapımıAlman dışavurumcu film. Sessiz sinema döneminden çekilmesine ve siyah beyaz olmasına karşın tarihte sanatsal olarak en çok etki uyandıran filmlerden birisidir.

#8 Soysuzlar Çetesi

Soysuzlar Çetesi (İngilizce: Inglourious Basterds), Quentin Tarantino'nun yazdığı ve yönettiği 2009 yapımı film. Tarantino, İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen filmin ismi için, İtalyan asıllı yönetmen Enzo Girolami Castellari'nin 1978 yapımı olan filmi Quel Maledetto Treno Blindato'dan ilham aldı. Filmde, Brad Pitt (Teğmen Aldo Raine), Christoph Waltz (Albay Hans Landa), Diane Kruger (Bridget von Hammersmark), Mike Myers (General Ed Fenech), Samuel L. Jackson gibi isimler rol almıştır.

#9 Aguirre, Tanrının Gazabı

1650 yılında Peru'daki İnka topraklarını işgal eden İspanyol fatih Gonzalo Pizarro (Alejandro Repulles) bu ülkenin zenginliklerini yağmalamak üzere efsanevi altın ülkesi El Dorado'ya doğru adamları ile birlikte düzenlediği seferde balta girmemiş Peru ormanlarında sıkışır kalır. Tükenmiş ve altına ulaşma umudunu kaybetmekte olan Pizarro son bir çaba ile daha küçük bir keşif ekibi oluşturarak hazine dolu El Dorado'nun yerini saptamaları için nehir boyunca ormanın derinliklerine doğru gönderir. Ekibin başında üç soylu bulunmaktadır; Pedro de Ursua (Ruy Guerra), Fernando de Guzman (Peter Berling) ve Lope de Aguirre (Klaus Kinski). Komuta Ursua'da olacaktır. Nehri sal üzerinde geçerken yerlilerin saldırıları, salgın hastalıklar, açlık ve tehlikeli akıntılarla mücadele ederler ve kayıplar verirler. Gözünü iktidar ve altın hırsı bürümüş açgözlü Aguirre Ursua'yı devre dışı bırakarak inisiyatifi ele alır, karşı gelenleri öldürmekten çekinmez. Bir yandan bastırılamaz zafer hırsı bir yandan da karşılaşılan güçlükler nihayet Aguirre'i çıldırtır. Filmin sonunda bütün adamları ölmüş olan Aguirre'i yüzen bir tabutu andıran salın üzerinde, cesetler ve bir grup maymunla birlikte öylece ayakta dikilirken görürüz.

#10 Elveda Lenin

Elveda Lenin! (Orijinal ismi: Good bye Lenin!) Alman yapımı film. Wolfgang Becker tarafından 2003 yılında çekilmiş olan filmsosyalizme inanmış bir anne (Kathrin Sass) ile oğlu (Alex) arasındaki ilişkiyi anlatmaktadır.Doğu Almanya yıkılmadan önce kalp krizi geçiren ve 8 ay komada kalan anne, dışarda olup bitenlerden habersizdir. Doktor en ufak bir şokta annenin ölebileceğini söyler. Bunun üzerine oğlu ona yapay bir dünya oluşturur. Hatta bunun için arkadaşıyla birlikte çektiği haber bültenlerini annesine izletir, annesinin istediği Doğu Alman üretimi turşuları bulur buluşturur.Doğu Almanya'nın yıkılması ile sosyalizme inanan insanların hayallerinin yıkılışına dikkat çeken film, dünyadaki politik sistemleri de eleştirmektedir.

This post was created with our nice and easy submission form. Create your post!

What do you think?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Loading…

0

Kitap gibi felsefe filmleri

Marvel Studio imzalı en yüksek bütçeli filmler (Open list) (8 submissions)