in

Üstün Dökmen sözleri

Yüzeyde hazine bulamazsınız.

Belki de en büyük özrümüz, önyargılarımızdır.

Geçmişi bir kitap gibi kullanın, eviniz gibi değil.

İkiyüzlülük sadece sahibi tarafından görülemez.

Acı, mutluluğa göre daha çok şarkı bestelemiştir.

Dostluk, ayrı oldukları zaman insanları birlikte tutar.

Müziği notaların arasındaki sessizlik meydana getirir.

İnsanların statüleri farklı olabilir ancak onurları eşittir.

Gideceği yeri bilene dünya kenara çekilip yol verirmiş.

İnsanın çevresi ile kuracağı iletişim, kendi içinde başlar.

Mutlulukla ilgili herkes kendine göre bir reçete üretmiş.

Eğer siz kendinizi sevmiyorsanız başkaları neden sevsin?

Hayatınızı bir para kazanma denemesi olarak kullanmayın.

Yarın sevinçle uyanın!… Sevinmek için uyanmak yeterlidir!

Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır.

Gerçek değişim kimi eski şeyleri farklı görmeye başlamaktır.

Ana babanız doğumunuzdan sorumludur, hayatınızdan değil.

Sevdiğin şeylerin sorumluluğunu almazsan, onları kaybedersin.

Terbiyeli olmaya zaman ayırın,insan olabilmenin sembolü budur.

Pencereniz kirliyse dışarı çıkıp manzarayı parlatmanız boşunadır.

Tandırım tandır oldu, hamur tükendi; erim er oldu ölüm tükendi.

Eğer kendinize yön arıyorsanız yolunu kaybetmiş birine sormayın.

İlerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliğinizdir.

Sevgi demirden bir zırha dönüştüğünde sevilene ağır mı geliyor ne?

Hayallerinizdeki ağacı, siz izin vermeden kesmeye kimin gücü yeter?

Hayatınızın başlangıcından değil ama finalinden sorumlu olacaksınız.

Geçmişin keşkeleri ve geleceğin endişeleri şu anımızı çalan iki hırsızdır.

Sadece çoğunluğun değil azınlığın da önemsendiği bir ülke için oy verin.

Birine aşırı fedakarlık yaparsanız bir süre sonra ona kızmaya başlarsınız!

Mucize, enerjinizi korkularınıza değil rüyalarınıza verdiğiniz zaman baslar.

Gerçek zenginlik vaktinizi insanlara vermektir, para karşılığı satmak değil.

Öyle zengin bir sofradır ki yaşam; acılardan sonra tatlıları beklemeli insan.

Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıra mi bekliyorsunuz?

Okumak için iki eli bir araya gelmeyen milletin iki yakası da bir araya gelmez.

Yalan söylemek beni insan yapar, hiç yalan söylememek ise üstün insan yapar.

İnsanları kaybediyorum diye ağlayıp sızlama, kazandığın insanların değerini bil.

Etrafınıza bakmaya zaman ayırın,günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır.

Her durumda mutlu olmak zorunda değiliz ama her durumda güçlü olmak zorundayız.

Yere düşen ekmeğe basanı hiç görmedim ama yere düşmüş insana vuranı çok gördüm.

Her davranışında başkalarının onayını arayan kimseler hayatin birçok güzelliğini ıskalar.

Birçok insan hayatının büyük bölümünü olduğundan farklı görünebilmek için heba eder.

Yaşadığımız dünyada küçük şeyler yoktur. Bakmasını bilen göz için her şeyin bir anlamı vardır.

Köylüler yağmur duasına çıkarlar. Sadece bir tanesi yanına şemsiye almıştır. İşte iman budur.

İnsanların yüzlerinin ve gözlerinin rengi başka başka da olsa gözyaşlarının rengi hep aynıdır.

Yaşamın her zerresi kutsaldır. Bunu fark ettiğinizde şekeriniz çayınıza, çayınız ise ömrünüze denk gelir.

Gerçekten güçlü hissettiğimizde kendimizi giysimizin markasını göstermeye ihtiyaç duymayız.

Aşırı fedakarlık gösterirseniz bir süre sonra fedakarlık gösterdiğiniz kişiye kızmaya başlarsınız.

Kendisi ile sahip oldukları arasındaki farkı unutan, sahip olduklarını kaybettiğinde, kendini boşlukta hisseder.

Keşfedilmiş yaşamlar, ezberletilmiş yaşamlardan, keşfedilmiş bilgiler de ezberletilmiş bilgilerden üstündür.

Kendi özlerine uygun yaşamak yerine, başkalarının özüne uygun yaşayanlar, adeta varlıklarını kiraya vermişlerdir!

Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden sadece birinde şemsiye vardı. Bu inançtır.

Güçlerin eşit olmadığı bir Dünya’da önce akıl kalbi yener, sonra kalpleri akıllarına yenilmiş olanlar başkalarını yenmeye başlar.

Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır.

Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanılabilecek hiçbir koz verme. İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil. Kimseye yalvarma.

Fakirin ahlakı zengini korur, fakir ahlaklı olunca zenginin malı mülkü yerinde kalır, korunur. İş o ki zengin ahlaklı olsun; o zaman bütün dünya korunur.

Yaşam sürenizi sonsuza kadar uzatamazsınız, ama yaşam kalitenizi ve çevrenizde ki dünyanın kalitesini artırabilirsiniz. Ömrünüzün miktarı değil, kalitesi önemlidir.

Sürekli hesap verdiğimiz için birilerine, hesaplarımız açık verir habire. İnsanın neyi niçin yaptığını, kendine veya birilerine açıklaması, kendi boynuna geçirdiği ilk esaret halkasıdır.

Sizi sarsan bir sorunla, bir travmayla ilgili olarak, aradan bir süre geçtiğinde espriler, nükteler yapmaya başladığınızda, sorununuzla baş etmeyi başardığınız, onu hazmettiğiniz anlaşılır.

Hayatta bir insanın yaşama yerleşebilmesi, ruh sağlığını koruyabilmesi için bir şeylerin kendisini çekmesi lazımdır. Ancak o zaman ayaklarını yere sağlam basar ve yaşama yerleşebilir.

Yapılacak bir şey kalmamış gibi göründüğünde, yine de yapılabilecek bir şeyler vardır. Yaşamın ayağınıza, sırtınıza vurduğu yükü, bazen düşüncelerinizle, duygularınızla hafifletebilirsiniz.

Diyorum ki, yerdeki ekmeğe saygılı olma konusunda ülkemde mutabakat var, kimse basamaz, ayağıyla dürtüklemez ya da öper, koyar bir kenara. Ekmek nimettir kabul, peki insan nimet değil mi?

Bir yakınını kaybedenin yüreğinde o ilk gün kırk mum yanar, sonra her gün bir tanesi söner. Kırkıncı gün tek bir mum kalmıştır yanan; İşte o hayat boyu sönmez. Ve insan sadece ölümle kaybetmez sevdiklerini.

Dedikodu, bazı görünmeyen suflörlerin, ellerinde metin olmaksızın uydurdukları veya ellerindeki metne kendi keyiflerine göre ekledikleri sözleri, sağda solda ilgili ilgisiz kişilere sufle etmeleri sonucunda ortaya çıkar.

Hayvanların kafaları nettir; ya sever bir köpek mesela ya düşmanca havlar; dost görünüp ısırmaz. Dost görünüp ısırmak insana özgüdür. İnsan ısırmakla da kalmaz, neyi nasıl ısıracağı konusunda tarifler, tarifeler edinir.

Ufkunuzun neresi olacağını başkalarının kalemine bırakmayın. Siz çizin. Ancak elinizde kurşun kalem de bulunsun. Gerektiğinde silip daha ilerisini çizebilmek için. ve yelkenleriniz için rüzgar beklemeyin, bulutu ve rüzgarı da siz çizin.

Bir deniz kabuğu veya bir çakıl taşı bazıları için çok küçük bir şey olabilir; ama o kabuk,o taş sizin koleksiyonunuzun bir parçasıysa büyük bir şeydir. Belki de asıl büyük olan şey görülenler değil, küçük şeyleri görebilme, fark edebilme becerisidir.

Bize ait bazı gerçekler bize ağır geldiğinde, bize ait olmayan yalanlara sığınırız genelde. Sağanak ağırlaştığında, bir yalana sığınmak, doğru olmasa bile, doğrudan ıslanmaktan korur bizi. Bazı gerçekleri kabul etseniz, kanıksasanız bile, bunları olur olmaz yerde kullanmak, olumsuz duygular verir size.

Yerçekimi sayesinde yollarda yürüyebiliriz, ayakta durabiliriz. Yerçekimi olmasaydı hepimiz hava boşluğunda dolaşıyor olurduk dünyada. Hayatta da bir insanın yaşama yerleşebilmesi, ruh sağlığını koruyabilmesi için birşeylerin kendisini çekmesi lazımdır. Ancak o zaman ayaklarını yere sağlam basar ve yaşama yerleşebilir.

Çocuğunuzla arkadaş olmayın. Çünkü arkadaşlıkta eşitlik var. Çünkü siz onunla eşit değilsiniz Anne-Babasınız. Çocuğunuzla arkadaş olmayın etkili anne baba olun. Onu dinleyin, nasihatçı değil refakatçı olun. Hayatı boyunca bir çok arkadaşı olacak bırakın bir tane Anne-Babası olsun.

This post was created with our nice and easy submission form. Create your post!

What do you think?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Loading…

0

Aşkım Kapışmak sözleri

Oruç Aruoba sözleri